konu başlıkları

antrenman (3) beslenme (4) çekmeköy (1) çekmeköy ultra trail (1) çeviri (5) DVD (2) genel bilgi (13) iznik ultra (1) kitap (2) malzeme (8) motivasyon (9) rapor (7) rota (1) röportaj (2) uzun koşu (4) yarış (11)
çekmeköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çekmeköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2013 Salı

Çekmeköy Ultra Yarışlarım



Eve Taşınan Çekmeköy Toprağı
Çekmeköy’de 3. Yarışımı tamamlamış oldum. İlki bir antrenman yarışı kapsamında 15km gidip aynı rotada geri dönecek şekilde 30km idi. Bunu antrenman programı için iki arkadaşımla, Suna ve Kerem’le koşmuştum, hedef 4 saat koşmuş olmaktı. O gördüğüm 15km lik kısımla Çekmeköy’ü hiç sevmemiştim. Derken geçen ay bir 30km parkuruna katıldım bu sefer baştan sonra yarış rotasını koştum, Suna bana eşlik etti. Baştaki 15km bir önceki seferle muhtemelen aynı idi, gene hoşuma gitmedi, tam söylenmeye başlarken güzel yerlerde koşmaya başladık, yavaş yavaş Çekmeköy’ü sevdim.
İlk 15km git-gel çok anlatacak bir koşu olmadı. İkinci koşu hakkında yazılabilecek şeyler var ama koşu sonrası kağıda dökecek fırsat olmadı, üzerinden zaman geçti. Şimdi bu iki yarışı tek başlık altında toplamak istedim. İşte size son iki yarış ve Çekmeköy anılarım, tecrübelerim.

Hakkımda

Fotoğrafım
istanbul, Türkiye
2006 yılında 1.80 boyum ile 110kg olunca zayıflamak için koşsam mı diye düşünmeye başladım. Internet'te bulduğum 8 haftalık bir program gözüme zor gözükmeyince haftada 3 gün, her seferinde de toplam 20 dakika olacak şekilde koşu antrenmanlarına başladım. 8 hafta sonunda durmadan 30 dakika koşabildiğime o an kendim de inanamadım. Bundan sonra ne yapmalı diye düşünürken Amazon.com da "Koşucu Olmayanlar İçin Maraton Antrenmanı" isimli kitabı görüp maraton koşmaya karar verdim. 3 yıl içinde 5 maraton koştuktan sonra ultra maraton koşma fikrini kendime daha yakın buldum. 2010 senesinden beri aklım fikrim uzun mesafe koşularında. Ülkemizde bu sporun az bilinmesi, yapanların az olması ve maraton koşanlar tarafından bile olduğundan zor hatta imkansız olarak görülmesi epey canımı sıkıyor. Bu blog fikri de bu sıkınıdan doğdu. Gördüm ki yazması koşmasından daha zormuş...