konu başlıkları

24 Ocak 2012 Salı

Taşıma Su İle Değirmen

Uzun Koşularda Su Taşıma

Artwork: Water Carrier (Nira Spitz)
Uzun koşularda yanınızda bulundurmanız gereken en önemli destek malzemelerinden birisi de şüphesiz su. Yeterli miktarda su tüketmeden yapılan uzun performanslar tıbbi açıdan çok ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Koştuğunuz rota üzerinde doğal veya insan yapısı su kaynakları bulunmuyorsa, yeterli miktar suyu taşımak başlı başına çözülmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Eğer koşu bir yarış ise su sağlanan ara istasyonlar baştan bildirilmiş oluyor, su içme taktiğinizi buna göre belirleyebiliyorsunuz. Patikalar ve dağlarda yapılan çoğu yarışta organizasyon tarafından düzenli aralıklarla su verilse de, koşucuların istasyonlar arası belli kapasitede su taşıyabilecek şekilde donanmış olmaları şart koşuluyor. Su taşımak için tüm dünyanın benimsediği belli başlı yöntemler ve donanımlar var. Hepsinin de kendine göre iyi ve kötü yanlarını sıralayabiliriz, bu konuda tek bir doğrudan bahsetmek pek gerçekçi olmaz. Bu sebeple de her yarışta her koşucunun farklı yöntemler tercih ettiğini görüyoruz. En klasik yöntemleri ve donanımları inceleyelim.

23 Ocak 2012 Pazartesi

Kitap: A Step Beyond

A Definitive Guide to Ultrarunning

Don Alison

Kitabımızın adı "Bir Adım Ötesi: Ultra Koşmak İçin Kapsamlı Bir Rehber". Bu kitaba internette ultra maraton hazırlığı için kaynak bakınırken ulaşmıştım. Daha doğrusu Amerika kökenli UltraRunning dergisine abone olurken aynı sayfada bu kitabın da satıldığını fark ettim. Teknik anlamda bir kaynak olabileceği umudu ile sipariş ettim. Hem dergiye hem de kitaba www.ultrarunning.com sitesindeki yönlendirmelerden ulaşabilirsiniz.

Geyik Koşuları 2012

Macera Akademisi-MCR Race Setter tarafından düzenlenen Geyik Koşuları (www.geyikkosulari.com) 2012 senesinde 15 Ocak Pazar günü Belgrad Ormanları Geyik Çiftliği bölgesinde yapıldı. Bu sene yarış günü yağmur yağmaması geçen seneye kıyasla bir avantaj sayılabilse de parkur yağışlı bir haftanın ardınan oldukça çamurlu ve kaygandı. Karlar altındaki orman son derece dinlendirici gözüküyordu. Pek dinlenemesek de katılımcılar olarak bacaklarımız yorgun, sırtımız pek, kalbimiz sevinç dolu ayrıldık ormandan. Organizasyon son derece başarılı idi, sırf koşu parkuru değil, yarış alanı ve çevresi de gayet akıllıca ve güzel kullanılmıştı.
Yarış fotoğraflarına bakmak için tıklayın
Yarış sonuçlarına ulaşmak için tıklayın

18 Ocak 2012 Çarşamba

Koşarken Dinlenmek

fotoğraf: Eagle.eye Photography
Ultra maratonların en güzel taraflarından birisi de yorgunluk hissi çöktüğünde dinlenebilmek. Duraladığınız an sizi yüzlerce kişinin geçmesi gibi bir endişe çok sözkonusu değil. Uzun mesafeleri katederken bu işi yorulmadan yapabilmek, gerektiği gibi dinlenmek işin püf noktası. Peki ama bu işi koltukta bacaklarımızı uzatmadan yapmak mümkün mü? Bir koşu yarışında dinlenmek nasıl olur? Durup dinlenirsek o yarışı kaybetmez miyiz? Neler kazanıp neler kaybedeceğimize tekrar bir bakalım dinlendiğimiz zaman

4 Ocak 2012 Çarşamba

DVD: Running On The Sun - Badwater 135


Badwater Ultra, Amerika'nın Kaliforniya eyaletindeki Ölüm Vadisi'nde (Death Valley) koşulan 135 mil uzunluğunda (yaklaşık 216km) bir ultra maraton. Uzunluğunun yanı sıra çıkılması gereken toplam eğim ve aşırı sıcak hava şartları sebebiyle de dünyadaki en zorlayıcı yarışlardan biri olarak kabul ediliyor.
İşte bu belgesel de 1999 senesinde koşulan yarış ve 40 katılımcının hikayesi.

Hakkımda

Fotoğrafım
istanbul, Turkey
2006 yılında 1.80 boyum ile 110kg olunca zayıflamak için koşsam mı diye düşünmeye başladım. Internet'te bulduğum 8 haftalık bir program gözüme zor gözükmeyince haftada 3 gün, her seferinde de toplam 20 dakika olacak şekilde koşu antrenmanlarına başladım. 8 hafta sonunda durmadan 30 dakika koşabildiğime o an kendim de inanamadım. Bundan sonra ne yapmalı diye düşünürken Amazon.com da "Koşucu Olmayanlar İçin Maraton Antrenmanı" isimli kitabı görüp maraton koşmaya karar verdim. 3 yıl içinde 5 maraton koştuktan sonra ultra maraton koşma fikrini kendime daha yakın buldum. 2010 senesinden beri aklım fikrim uzun mesafe koşularında. Ülkemizde bu sporun az bilinmesi, yapanların az olması ve maraton koşanlar tarafından bile olduğundan zor hatta imkansız olarak görülmesi epey canımı sıkıyor. Bu blog fikri de bu sıkınıdan doğdu. Gördüm ki yazması koşmasından daha zormuş...